12 Şubat 2009 Perşembe

ayşe

adini koyamadigim derdin var bende seni cok seviyorum
senden habersiz hayalimde her gece düslerimde
ölüyorsun agliyorum mustafam senden habersiz

her an bekliyorum ecel kabumu calar bi gün
ve o gün gelecek biliyorum hep basinda durup
seyir ediyorum seni en cokta kara gözlerini

her yere bakipta acap beni görüyormusun
senin icin yandigimi ne kdar da özel oldugunu
biliyormusun adini koyamadigim derdin
var bende mustafam

hani o saga kolunu her seferinde yukari
kaldiriyorsun ya biliyorum beni cariyon geliyorum
yanina söyle söyle mustafam ne diyon
söylemiyon ciyer parem söylemiyon
hep yüreyine gizliyon mustafam

hani o saga kolunu yukari kaldiriyon ya
bazan da yanina gelemiyorum ozaman
bana kirilma oglum darilma hakini
helal et mustafam seni öyle cok seviyorum ki

hani havayi icine kekersin nefes alirsin
hani damrlarimda dolasan kan varya
sen osun hani basin ariyinca
ilac alirsin ya sen gülünce benim ilacimsi

hani yamura hasiret kalan toprak varya
bende sana hasret kaldim mustafam
anne demene eskiden söyldigin sarkilara
hasret kaldim öyle özledim ki mustafam

ahh bi duysam sesin senin her cirpinisinda
gözlerine bakiyorum su izdirabimi al benden
dergibisin mustafam bende rabbimden diliyorum du
ALLAHIM sesimizi gör ALLAHIM mustafami diyorum
mustafam ALLAH sabur edenlerle beraber dur

ÖLDÜRDÜN AŞKIMI

Demek ki sevmişim, boşu boşuna
Aldandım o senin, sahte aşkına
Bir örümcek gibi, düşürdün ağına
Akıttın zehrini, temiz aşkıma

Öldürdün aşkımı, çöle çevirdin
Gönlüme darbeni, vurdun devirdin
Arkana bakmadan, terk edip gittin
Yaralı bıraktın, yol ortasında

Hani çok severdin, sevgilim derdin
Uğruna canımı, veririm derdin
Sensiz yaşayamam, ölürüm derdin
Bıraktın beni sen, dert kucağına [/color]

ASKERLİK MESAJLARI - ASKER YAZILARI

Dede, üst devre, tertip, alt devre torun, öz torun, mehtap, şafak, doğan güneş diye diye askerliği de yedin ya, hadi yine iyisin.

Aşkım yatağın, sevgim yorganin, yüreğim yastığın olsun, asker ocağında rahat uyu Bitanem.

Şafak değil sensizlik beni acıtan, seni çok özledim Bitanem...

O güzel askerlik anılarını anlatacağın günleri sabırsızlıkla bekliyorum. Sen yeter ki çabuk gel, ben dinlemeye razıyım

Bitanem sesini duysam da yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an, hiçbir şey sensizlikten daha zor değil.

Askerim, Yiğidim, sensin benim Hayatımın Anlamı.

Gel tezkere, Gel tezkere bitsin bu hasret.

Her an aklımda, her an kanımda, canımdasın sen Mehmedim.

Askerlik kutsal vatan görevidir, ah bir de şu ayrılık, şu hasret olmasa be Aslanım.

aşk sevgi hasret şiirleri

Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön ordayım.

Yapraklar sararıp dökülürken yere, yaşlı gözlerini çevirip göklere, hergün istemem yılda bir kere adımı anmayı sakın unutma!

Bir erkekle mutlu olmak için onu çokça anlayıp az da olsa sevmek; bir kadınla mutlu olmak içinse onu çokça sevip anlamaya hiç çalışmamak gerekir.

Birgün sevgilim sordu aşk nedir diye biraz zaman istedim düşüneyim diye ertesi gün gördüm onu bir başkası ile kulağına fısıldadım aşk ızdıraptır diye.

Seni seviyorum diyen sözlere değil, senin için ağlayan gözlere inan.

Seni ben değil gözlerim şeçti onlar sevdi onlar beğendi sen benim değil onlarınsın, gittiysen bana ne onlar ağlasın.

Gözleriyle gözlerine göz koyanın gözlerimle gözlerini oyarım, gözlerini gözlerden sakın gözlerin gözlerime lazım.

Ne yeminler bozdum geceler büyürken sensiz ne yeminler bozdum yıllar geçerken sitemsiz ne yeminler bozdum tarifi bile imkansız, senin içın ey Gülüm.

Nasıl uzaktaki yıldız parlak geliyorsa insana uzakta olduğun için tutkunum sana hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana imkansız olduğun için aşığım sana!

Yeryüzünde biten her aşk için gökyüzünde bir melek ağlar.

Unuturum desem de inanma sakın ömrümce kalbimden silinmez adın bir sizi içimde senden de yakın kalbimin sesini dinler bulurum seni.

Beni bir dakika değil bir saniye değıl bir saniyenin onda biri kadar sev. Bir yıl değil on yıl değıl bin yıl mesut ölürüm.

Gözleri uzaklıklar değil bazen de göze alamadığımız yakınlıklar acıtır.

İnsanlar gelmeleriyle yanlızlıklarını dağıtanları severler gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.

Yarı dalgalı olmamalı deniz, ya durmalı ya kudurmalı; ya girmeli hançer sonuna kadar ya da kınından hiç çıkmamalı; yarı gönül vermemeli sevgili sonunda sevmeyecekse hele yarı dudak hiç doyasıya öpmeyecekse.

Onun güzelliğını herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hıç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Onün güzelliğini yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse bilmiyorsa bu yanlızlıktır.

Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra ya hayallerdeki ümittir. Hüsranı ise birtek yerde kabul ediyorum. Yaşamak varken yaşayamamış olmak da.

Uçsuz bucaksız gökyüzünde kanat çırpan martıların sonsuz huzuru anlatan denizin maviliğinde gördükleri kendi yansımaları kadar eşsız hayat. Gülümsedikçe ve umut ettikçe yaşamaya değer.

Kimsesizim hışmım da yok hasmımda. Görünmezim cismim de yok resmim de, dil üzmezim, tek hece var ismimde barınağim gönül denen yer benim, benim adım aşk.

Ben seni deli gibi sevdim, sen beni deliyim diye sevmedin.

Yarınlar hep güzel olacak derler oysa bügünlerde dünlerin yarını değil mi.

Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla!

Sevgi basittir, karmaşık olan bizleriz. Sevgi güzen verir insanlar aldatır. Sevgiye herzaman güvenilir insanlara asla!

Sana en muhtaç olduğum şu anda gel! Yaşamak olsan da gel ölüm olsan da gel!

Gidenler yokluklarıyla değıl giderken söyleyemedikleri sözler yüzünden hüzün verirler.

İçine düşen her hüzün damlası sana seni ne kadar çok sevdiğimi hatırlatsın.

en güzel şiirler

Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada. Seninle gökkuşağının altından geçeceğim. Seni yağmurdan sonra sevecegim.. Ve seni sevdiğimi kimseye söylemeyeceğim.. Belki bu dünya gözüyle gördüğüm son yağmur olacak.. Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüyeceğim.. Ben seni yağmurdan sonra seveceğim.

Bizim orda yıldız kaydığı zaman biri öldü derler. Sizin ordaysa dilekleriniz kabul olur. Yani anliyacağın güzelim sizin dileklerinizin kabul olması için bizden birinin ölmesi lazim.

Kavgayı bir ağacın yaprağına yazmak isterdim, sonbahar gelsın, yaprak kurusun diye. Öfkeyi bir bulutun üstüne yazmak isterdim, yagmur yağsın, bulut yok olsun diye. Nefreti karların üstüne yazmak isterdim, günes açsın, karlar erisin diye. Ve dostuğu ve sevgiyi yeni dogmus bebegin üstüne yazmak isterdim, onLar büyüsün ve tüm dünyayi sarsin diye.

Gözlerin gökte olsaydı, yıldızlar da senin yüzünde. Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı, tıpkı gün ışığının kandili utandırdığı gibi.

Dostlar ırmak gibidir, kiminin suyu az, kiminin çok. Kiminde ellerin ıslanır, yalnızca kiminde ruhun yıkanır boydan boya.

Yıldız kümelerini ilk kefedip ad veren aşıklardır.

Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok sevecegim ki bir daha cennetine dönemeyeceksin.

Gerçek sevgi kötülük gördüğünde azalmayıp iyilik gördüğünde artmayandır.

Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi degil, özlediğimi bil her an hiçbir sey seni sevmek degil.

Yatağını gül yapraklarıyla rüyalarını papatyalarla süsledim. Üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarini da ben aldim ki sen rahat uyu Bitanem.

Aşkım yatağın, sevgim yorganın, yüregim yastığın olsun iyi uyu Bitanem.

Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, o da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.

Sesin gökyüzüne akan ulu bir çavlan. Susma, zamanın durağı yok. Yok tarihin molası. Bırak sesin gökyüzüne aksın, yıkasın yıldızları. Kapama şarkını, şarkını kapama, durma öyle kendine uzak.

Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köselerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan.

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın inan ki Birtanem her gün yağmur yağardı.

Seni unutmak için and içtim. Gözlerin geldi aklima vazgeçtim.

Hadi uyandır beni, söyle gördüğüm zamansız düş mü? Hadi git uzaklaş yokluğuna inandır beni gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.

Gözlerin nehir, kirpiklerin köprü olsa ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.

Ne seni unutmak gibi bir çabam var içimde, ne de aşkımı körükleyen bir rüzgar. Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm ne de görmeye dayanacak kadar kalbim var.

Gözlerin gözlerime değdiğinde felaket olurdu ben hep ağlardım.

En sevdiğin bile seni anlamıyorsa, senden ve sevdadan uzaksa eğer, üzülme Küçüğüm. Sevmek öylesine güzeldir ki; seveni yüceltir, sevileni değil. Seni anlatamıyorsa sözlerin, gözlerinde anlamsız kalıyorsa renkler, sen yine de sev güzelim. Unutma ki dağlar ve tepeler yüce olmasına yücedir, fakat yüce olan tek sey sevebilen yürektir.

Yanağina düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön oradayım.

Artık bulutlara yazıyorum hasretimi yağmur yağınca anlarşın seni ne çok özlediğimi!

Bana öyle bir mektup yazki sevgilim açar açmaz duyayım kökünü sevda eşsin başak saçlarında sesin yüzümü rüzgarla bulsun bana öyle bir mektup yazki sevgilim gelsin beni en köyü zulamda bulsun ve öyle bir mektup yazki varşın ölümüm olsun.

Hasretin öldürdü beni ! Şimdi geceler çaresiz, geceler sensiz, bir öpüşten daha sıcak şimdi yağmur damlası gelip konar dudaklarıma sessiz. Şöylemiş miydim hasretin öldürdü beni hıç sebepsiz.

Uçurumun kenarında da olsan sırf hayata gıcıklık olsun diye gülümse.

Dostları olmalı insanın

Dostları olmalı insanın

Dostları olmalı insanın,
Aynen gemilerin limanlari gibi
Zaman zaman uğradığın
Yükünü boşalttığın
Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda

Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
Geri döneceğin günü bekleme umuduyla
Bazen rüzgara o açmalı yelkenini
Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla
Halatlarını çözmeli
Seni çok ama çok özlemeli

Dostları olmalı insanın,
Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen
Düşünmediklerini düşündüren
Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
Gerektiginde senin için ateşi yutabilen
Yolunu ısıtan ustan olmalı,
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini
Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde
Üzerindeki tek gömleğini.

sevdalı şiir

Sevdalar, sevdalar; yüregimde dolu dolu sevdalar,
Yoklugunun derinliginde sevdalim,cigerim yanar.
Sensizlige bakan gözlerim,sabah kanar,akşam kanar,
Söyle be Arif baba ! bu sevdalar hep böylemi başlar?

Duygularim delsede bagrimi buda yetmez bana,
Sevmek ! nede yalin söylenir.Neyleyim ki lazim bu cana,
Deryalar içinde kavrulmak gibidir sevdalim sevdana,
Söyle be Arif baba ! bu sevdalar hep böylemi başlar?

Sensizlik çekilesi dert degil,bak işte geçti başa,
Olmuyor sensiz, olmuyor işte! sevdalar bin yaşa,
Benim olani bende saklarim,bagrimi döndürsede taşa,
Söyle be Arif baba ! bu sevdalar hep böylemi başlar ?

Daglandi yüregim serap görmek oldu artik benim işim,
Dertlerim dügüm dügüm,akittim içime göz yaşim,
Binler beklerim, sen gelmeden içilmiyor aşim,
Söyle be Arif baba ! bu sevdalar hep böylemi başlar ?

Bulutlar ! alin götürün beni,gittiginiz yerde olayim,
Canima can katanimdan oldum, belki onu bulayim,
Göz yaşlarim kurudu,pinar ! senden de su alayim,
Söyle be Arif baba ! bu sevdalar hep böylemi başlar ?

Yoklugu yok olana sigindim,onda buldum teselli,
Sevdalim bekle ! ne kaldi ki belki bir belki elli,
Esen yelden aldim kokunu,kavuşmamiz geçen günden belli,
Söyle be Arif baba ! bu sevdalar hep böylemi başlar ?